asumanugur.com
Tvnet Sağlık Raporu

17 KASIM 2015 / BU HATALARDAN DÖNÜŞ YOK…

0

Dünyada ölüm nedenlerine bakıldığında tıbbi hatalardan kaynaklı ölümler, tüm ölümler arasında 5. sırada yer alıyor. Son yıllarda tıbbi hatalar konusunda farkındalığın artmasıyla vatandaşın sağlık gündemi de rota değiştirebiliyor. Türkiye’de de dünyada da hataların en aza indirgenmesi, vatandaşın, sağlık çalışanlarının ve sağlık kurumlarının olası hataları maddi ve manevi olarak en hafif düzeyde atlatmaları için de çalışmalar devam ediyor.

Tıbbi hataların temel nedenleri arasında; dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik, özen eksikliği ve yönetmeliklere uymamak geliyor. Bu kapsamda bakıldığındaysa, tıbbı hatalar her ne kadar ağırlıklı olarak hekimlerin yaptığı hatalar olarak ele alınsa da aslında hekim dışı sağlık çalışanlarının da içinde bulunabileceği bir süreç. İşin bir diğer boyutunda da olası bir tıbbi hata ya da bu açıdan şüpheli bir duruma maruz kalan bir hasta ya da yakının hangi yollarla bunu tespit ettirebileceği ve tazminat talebinde bulunacağı geliyor. Dünya genelinde yapılan bir çalışmada sağlık hizmetlerinin riskli eylemler sırasında 3. sırada geldiği de bildiriliriyor. Bu bilgiler ekseninde Konuyu Sağlık Hukukçusu Halide Savaş ile konuştuk.

Tıbbi hata ve komplikasyon ayırımı

Sağlık hizmetlerinde öngörülebilen ve önlenebilen sonuçlar bulunduğunu söyleyen Halide Savaş, “öngörülebilen ve önlenebilen bir zararlı sonuç aslında önlenebileceği halde bir çalışan önleyemediyse bu tıbbi hatadır” diyor ve şöyle bir örnek veriyor:
“Ameliyat sırasında sterilizasyona dikkat edilmediği ya da ameliyat sonrası gerekli olduğu halde antibiyotik tedavisi yapılmadığı için o hastanın ameliyat yerinin iltihaplanıp tekrar ameliyat olması gerekirse burada bir tıbbi hata söz konusudur.” Bazen de komplikasyon dediğimiz, öngörülebildiği halde önlenemeyen sonuçlar olabildiğini söyleyen Halide Savaş şöyle devam ediyor:
“Strelizasyona dikkat edilmiş ve antibiyotik verildiği halde komplikasyon olabilir. Bu komplikasyonda da sorumluluk doğmaz. Önemli olan bu komplikasyonun kusurla yapılmamış olması. Bununla ilgili de hastaya müdahale etmeden önce bilgi verilmesi yani aydınlatılmış onam formu doldurulması gerekiyor.”

En çok cerrahi branşlarda

En çok cerrahi branşlarda tesbit edilen tıbbi hatalarla karşılaşıldığını söyleyen Halide Savaş, “En çok kadın doğum branşı dava edilir. Bunun nedenleri arasında, kadın hasta sayısının ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının sayısının daha fazla olması, bebek ve anne ölümü gibi durumların insanı daha çok etkileyen konular olması gelebilir.”

Özel hastane hastaları daha çok dava açıyor

Özel hastaneye başvuran hastalarında dava açma oranlarının daha sık olduğunu söyleyen Halide Savaş, bunun nedenin özel sektörde hastaların hizmet için para haracamaları, konforlu ve güler yüzlü hizmet beklemesi gibi nedenler” olabileceğini söylüyor.

Onlar en öne çıkanları

Ameliyat yerinde alet ya da gazlı bez unutma, ya da yanlış taraf cerrahisi denilen hastalıklı organ yerine sağlıklı bir organa işlem yapılması bariz tıbbi hatalar arasında geliyor. Bunların hem Türkiye’de hem dünyada yaşanan şeyler olduğunu söyleyen Halide
Savaş devam ediyor:

“Son zamanlarda hasta güvenliğine yönelik yapılan çalışmalar yoğunlaştığı için bu gibi hataların oranları düştü.”

Davalar gereksiz açılıyor

Bariz ya da şüpheli olarak hatalı bir tıbbi uygulama ile karşı karşıya bulunduğunu düşünen hasta ya da yakınları nasıl bir yol izlemeli. Halide Savaş şöyle yol gösteriyor: “Vatandaşın avukata gitmeden önce yapacağı şeyler var. Sağlık Bakanlığı’nın şikayet mercileri, il sağlık müdürlükleri, tabip odaları, valilikler bu konuda birinci basamakta başvurulabilecek yerler olabilir. Hastanın anlattığı şeylerle dava açılmamalıdır. Bir avukata başvurulacaksa da; önce konuyla ilgili evraklara bakılmalı, tedavi kayıtları ve belgeler incelenmelidir. Bu kapsamda adli tıp uzmanı ya da konunun uzmanından bir görüş alınarak dava açılmalıdır. Çünkü tıbbi hata gerekçesiyle açılan davaların çoğu gereksiz davalardır.”

Savcılığa şikayette bulunmayın

Tıbbi hata şüphesiyle öncelikle savcılığa şikayette bulunulmasının uygun olmadığını hatırlatan Halide Savaş konuya şöyle dikkat çekiyor:

“Ceza şahsidir. Bir sağlık merkezinde tıbbi bir hata oluşmuşsa orada mutlaka bir şahıs gösterilmesi gerekir. Ceza davası şahsi ama sağlık hizmeti kollektiftir. Zira savcılığa giden tıbbi hata dosyalarının da sonuçları çok olumlu olmuyor. Eğer, hasta ya da yakını dava açma yoluna gitmek istemiyorsa, hata olup olmadığından emin değilse ilk basamak olarak saydığımız mercilere şikayet ve başvuruda bulunabilir. Sağlık Bakanlığı, il sağlık müdürlükleri, tabip odaları bu konuda titiz çalışıyorlar. Onların yapacağı ön araştırmalar sonucuna göre dava açılması daha uygun olur.

 

17 KASIM 2015 / BU HATALARDAN DÖNÜŞ YOK

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.